Bağımsız bir yaşam sanatsız düşünülemez.
• 27/1/2009 - Sevgili kuzenimin anneannemin ardından yazdığım yazıya yorum ded
ne güzel anlatmışşın kezi annenannemi. ne güzel tarif etmişsin, felsefesini. hepimiz için ayrı bir renk, ayrı bir tattı o.seyhanın dediği gibi; hepimize bir parçasını miras bıraktı o! ve bundandır hepimizde ki yaramaz kız edaları! ve yine bundandır ailemizdeki tüm kadınların içinde yaşattığı o yenilmez asi ruh. cumhuriyet kadınıydı o.anadolu toprağının gözyaşıydı.emeğin direnişiydi.
"kaderdir" diyemeyen dillerimiz, tüm acılara rağmen dimdik tutup başımızı,"ben değiştirebilirim" dememiz onun öğrettikleri değilmiydi?
hayatı severdi o. herkes de sevsin isterdi. kadere karşı koyup, çizileni bozup, kendi çizgisini kazımıştı hayata.acı çekmiş ama vazgeçmemişti. yeniden kurmalıydı hayatını.kendi çizgisini çekebilmeliydi.
bu yüzdendi; hiç bilmediği bir şehirde; kendi elleriyle harcını karıp, çocuklarıyla kovalarda kum taşıyarak ,yine kendi elleriyle yapması yuvasını.hatta ieride çocuklarım büyür de evlenir diye üç yuva yapmıştı bahçesinde.
hayatını kuruyordu kendi elleriyle.limon ve incir ağacı de ekeceği bahçesinde kendi kaderini çiziyordu."kader böyleymiş" diyip boyun eğmemişti. hepimize mirasıdır bu anneannemin.bu yüzdendir bizim kadınlarımızda ki "inatçılık" bu yüzdendir "doğrularımızdan ve onurumuzdan vazgeçmeyişimiz" hatta bu yüzdendir birbirimize bile laf geçiremeyişimiz.
bu yüzdendir senin dimdik duruşun.doludizgin devam ederek hayata tutunman. bu yüzdendir annemin, teyzemin, seyhanın her sapasağlam, rengarenk , doğrularına tutunarak yaşaması. bu yüzdendir benim, ablamın en duygusal anlarımızda bile "doğru olan" için mücadele etmemiz. bu yüzdendir belki zamanla katılaşan yüreklere sahip olan kadınlarımızdan olması içimizde.
onu unutmayacağız.unutamayız. burda kaldığı zaman içerisinde, gözümüzün önünde eriyip giderken inanamıyorduk onun "gidebileceğine"! kocaman bir şaka olmalıydı. kendisi bile inanmamıştı ki. "neden " diyordu. "neden bu kadar düştüm" diye soruyordu. 85 yaşında olmak bile ona göre değildi. bir tek şey bitirmişti inancını: ilk kez "kendi ayakları üzerinde" duramıyordu. hazmedemiyordu.yakıştıramadı kendisine, ne o yakıştırdı, ne de biz.yakışmamıştı hiç...
ölümde yakışmadı ona.yitip gitti koca bir boşluk bıraktı yerinde. ve en çok istediği şeyi de gerçekleştirdi giderken "bütün güvercinlerini, kuzularını,bütün sevdiklerini bir araya getirdi onun gidişi.belki de son kez!
unutulmayacak, unutmayacağız. bize bıraktığı mirası yaşatacağız. "onurlu, hayata karşı koyabilen cumhuriyet kadınları". bahçesinde ağaçları olan, yuvalarının harcını kendi karan kadınlarımız. ister mutlu, ister mutsuz. ama kendi çizgisini resmeden kadınlarımız....
pınar
|
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!
|
|
|
|
Hakkımda
Ark Sanat Evi; Gaziantep de 2005 yılında ben;Keziban Karaaslan tarafından kurulmuştur...Cafe kısmıyla, dergisiyle, kurslarıyla, etkinlikleriyle; sanatın içinden gündelik hayata bakmayı hedeflemiştir..Gündelik hayatın içinden de sanata...Yaşadığımız düzen yüzleri silp, üstüne kendi istediği resimleri yapıyor.Yüzümüzü yüzsüzlerden nasıl koruyacağız..(Ahmet İnam)
Sanatsal olanla bağlar kurarak,gündelik hayatın içinde küçük mucizeler yaratmaya var mısınız?
Ve: kızıldenizden geliyorum/lilith in soyundan.../kı
Bağlantılar
• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• Arkadaşlarım
• e-posta
• Blog RSS
• ekin • çirkin kurbağa • şiirci • buzdan heykel
Kategoriler
Arkadaşlar
• raciegi • ehicran • eeyc • buzdanheykeller • miktatdiri • thelosthighway
|
|